Nöropsikolojik Değerlendirme Nedir? Hangi Durumlarda Yapılır?
"Dikkatini toplayamıyor", "okuduğunu hatırlamıyor"… Bu gözlemlerin ardında birbirinden çok farklı nedenler olabilir. Nöropsikolojik değerlendirme, bu farkı görmeye yardımcı olur.
Çocuk ve aile
Bir yetişkin zor bir dönemden geçtiğinde çoğu zaman bunu anlatacak kelimeleri bulur: "Son zamanlarda çok gerginim", "Bir şeyler yolunda gitmiyor." Çocuklar ise yaşadıklarını genellikle böyle ifade etmez. Uyku düzenleri değişir, karınları ağrır, kardeşlerine sertleşir, okula gitmek istemezler ya da daha önce kolayca yaptıkları şeylerde zorlanmaya başlarlar.
Çocuk merkezli oyun terapisi, tam da bu noktada devreye giren bir yaklaşımdır: Çocuktan yaşadıklarını yetişkin gibi anlatmasını beklemek yerine, ona kendi diliyle, yani oyunla ifade edebileceği bir alan açar.
Oyun, çocuklar için yalnızca eğlence değildir. Dünyayı tanımanın, deneyimleri anlamlandırmanın ve duyguları düzenlemenin doğal bir yoludur. Hastane deneyimi yaşamış bir çocuğun oyuncak bebeklere tekrar tekrar "iğne yapması" ya da kardeşi yeni doğmuş bir çocuğun oyunda bebeği sürekli "kaybetmesi", çocuğun yaşadığı bir şeyi oyun aracılığıyla işlemeye çalıştığını gösterebilir.
Küçük çocukların soyut düşünme ve duygularını sözcüklerle tarif etme becerileri henüz gelişmektedir. Bu yüzden "Neden bu kadar öfkelisin?" sorusuna çoğu zaman bir cevapları yoktur; ama oyun odasında, oyuncakların ve materyallerin arasında bu öfkeyi gösterebilir, onunla ne yapacaklarını deneyebilirler.
Oyun terapisi, çocuğun yaşına uygun oyuncak ve materyallerin özenle seçildiği bir oyun odasında yapılır. Bu odada bebekler ve ev eşyaları, figürler, hayvanlar, boyalar, kum havuzu ve öfke ya da güç gibi duyguların ifade edilebileceği oyuncaklar bulunabilir.
Çocuk merkezli yaklaşımda terapist oyunu yönetmez; çocuğu takip eder. Çocuğun neyle, nasıl oynayacağına çocuk karar verir. Terapistin görevi, çocuğun oyununa dikkatle eşlik etmek, fark ettiği duyguları çocuğa yansıtmak ("Bu kule yıkılınca çok kızdın") ve gerektiğinde güvenliği sağlayan sınırları koymaktır. Çocuk, yargılanmadığı ve kabul gördüğü bu ilişki içinde duygularını tanımayı, ifade etmeyi ve onlarla baş etmenin yeni yollarını denemeyi deneyimler.
Oyun terapisi, çoğunlukla okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklarla kullanılır. Aşağıdaki durumlarda değerlendirilebilecek seçenekler arasındadır:
Bu listedeki durumların her biri, tek başına bir "sorun" olduğu anlamına gelmez. Pek çok çocuk gelişim sürecinde benzer dönemlerden geçer. Belirtiler uzun süre devam ediyor, şiddetleniyor ya da çocuğun günlük yaşamını, okulunu ve ilişkilerini belirgin biçimde etkiliyorsa bir uzmanla görüşmek faydalı olabilir.
Oyun terapisi çocukla yapılan seanslardan ibaret değildir. Süreç genellikle ebeveynlerle yapılan bir ön görüşmeyle başlar: Çocuğun gelişim öyküsü, ailenin gözlemleri ve kaygıları bu görüşmede konuşulur. Terapi boyunca da ebeveynlerle düzenli aralıklarla bir araya gelinir.
Bu görüşmelerde çocuğun oyunda neler yaşadığına dair genel bir çerçeve paylaşılır (çocuğun mahremiyetine özen göstererek), evde gözlenen değişiklikler konuşulur ve günlük hayatta çocuğu destekleyebilecek küçük adımlar birlikte planlanır. Araştırmalar da ebeveynlerin sürece aktif olarak katıldığı oyun terapisi çalışmalarında daha güçlü sonuçlar bildirmektedir.
Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yok. Seans sayısı; çocuğun yaşına, başvuru nedenine, güçlüğün ne kadar süredir devam ettiğine ve çocuğun içinde bulunduğu koşullara göre değişir. Seanslar genellikle haftada bir yapılır. Süreç boyunca ilerleme, ebeveyn görüşmelerinde birlikte değerlendirilir.
Bazı ebeveynler ilk haftalarda çocuklarının "sadece oynadığını" düşünüp endişelenebilir. Oysa oyun odasında güven duygusunun oluşması zaman alır ve değişim çoğu zaman önce küçük işaretlerle görünür: biraz daha kolay sakinleşmek, duygularını daha sık sözcüklerle ifade etmek, yeni bir ortama biraz daha rahat girmek gibi.
Çocuğunuza terapiye geleceğini anlatırken basit ve dürüst bir dil yeterlidir. "Haftada bir, oyuncakların olduğu bir odada seninle vakit geçirecek biriyle buluşacağız. Orada istediğin gibi oynayabilirsin" gibi bir açıklama çoğu çocuk için anlaşılırdır. Terapiyi bir ceza ya da "yaramazlığın" sonucu gibi sunmamak önemlidir.
Çocuğunuzla ilgili bir endişeniz varsa ilk adım olarak bir ebeveyn görüşmesi planlayabilirsiniz. Bu görüşmede, çocuğunuz için oyun terapisinin ya da başka bir yaklaşımın uygun olup olmadığını birlikte değerlendiririz.
"Dikkatini toplayamıyor", "okuduğunu hatırlamıyor"… Bu gözlemlerin ardında birbirinden çok farklı nedenler olabilir. Nöropsikolojik değerlendirme, bu farkı görmeye yardımcı olur.
Aynı olay iki farklı kişide bambaşka duygulara yol açabilir. BDT, bu farkın nereden geldiğini ve onunla nasıl çalışılabileceğini anlamaya odaklanır.
Size uygun gün ve saati seçerek randevu talebi oluşturabilir, aklınızdaki sorular için bize WhatsApp'tan yazabilirsiniz.